Yayınevi

OPUSUS

Yayın No

# 1

Tür

Anlatı

Anahtar Kelimeler

Aşk, İlişkiler, Yalnızlık

Editörler

Yardaş S. Gökcan,
Barış Erman,
Aytuğ Ülgen

Basımevi

Vizyon Basımevi

ISBN

978-605-70292-0-1

Bir adada yapayalnız:

Ağaçlara sürünen rüzgârların, kendilerini vurabilecekleri bir sahil bulmuş dalgaların ve korkmayan kuşların seslerinin duyulduğu bir adada yaşayan yalnız bir adamın hikayesi.

“Dante’yi, Shakespeare’i etkilemiş olan Romalı şair Ovid, ‘Metamorfoz’ isimli eserinde Pygmalion’dan bahseder. Canlı olduğu sanılan heykeller yapabilen, maharetli bir taş ustası, bir heykeltıraş, Pygmalion.
Aynı zamanda kadınlardan nedeni bilinmez şekilde uzak duran, hatta onlardan rahatsız olan biri.
Bir gün, fil dişinden yontuğu bir kadın heykeli o kadar iyi ve gerçekçi görünür ki, kendi yarattığına aşık olur.
Bazılarına göre ‘süt gibi beyaz’, diğerlerine göre de ‘uyuyan aşk” anlamına gelen ‘Galatea’ ismini verir heykeline.
Daha sonra Afrodit bu heykeli canlandırır.”

Müzik dinlemem ama film seyrederim, ne olursa. Bulduğum pirinç borulardan bir düzenek kurdum. Eski gözlüğümün bir camını mercek ettim. Kalan boşlukları bakır parçalar ve kil toprakla kapadım. Aydınlık gittiğinde, sobanın alevini makineme ışık edip, doğumumdan sonra çekilmiş ama benden fazla eskimiş, bozuk görüntülü filmlerimi seyrediyorum. Ses olsaydı da, o
filmlerden çıkmazdı sanıyorum.

Genelinde mutlu bir insan sayılırdım ada öncesinde; adada hiç mutsuz değilim. Bir denge tutturdum, bir keyif yakaladım ve tabii huzur. Sessizce ve hareketsizce, geçmişimden kalanlarla yaşıyorum adada. Sessiz ve sakin, rüzgârı bile esmeyen adada. İnsanlara yakın ama insanlara uzak adada, adamda.

Ve uyuyorum.

Uyuyordum yani; ta ki O’na kadar.